Türk kadını, toplumumuzun yapısını güçlendirip şekillendirmesi ve aile birliğinin en önemli unsuru olması nedeniyle daima özverinin, sevginin kaynağı ve sembolü olmuştur. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında analarımızın fedakârlıkları unutulamaz. Gerek cephede savaşmış, gerek cephe gerisinde savaşa destek olmuşlardır. Kadınlarımız, savaş sonrasında da ülkenin kalkınmasında en ön saflarda yerini almıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ülkenin kalkınmasında kadının yerini ve önemini görerek 1934’te pek çok Avrupa ülkesinden önce kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını kazandırmıştır. Toplumumuzda kadın haklarına verilen önem ve değerin bir neticesi olarak Türk kadını, hak ve özgürlük mücadelesinde azımsanmayacak bir yol kat etmiştir.
Son dönemde de kadınlarımızın demokrasinin korunmasında gösterdiği kararlılık, verdiği mücadele hepimizce takdir edilmiştir. Demokrasi mücadelesinde kadınların erkeklerle eşit koşullarda yer alması, yalnızca kadın haklarının gelişmesini değil, demokrasinin gelişmesini de sağlayacaktır.
Bizler “Cennet anaların ayakları altındadır” anlayışındaki bir medeniyetin, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı reddeden, her türlü istismarı elinin tersiyle iten, kadını her zaman baş tacı eden, onlara büyük değer veren bir geleneğin temsilcileriyiz.
Bu vesileyle, yüreklerindeki sevgi ve şefkati hiçbir karşılık beklemeden veren değerli kadınlarımızın, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlar, en derin saygılarımı sunarım.
 
                                                                                                                                                                                                                                                           
                                                                                                                                                                                                                                                             Ediz SÜRÜCÜ
İncirliova Kaymakamı